Sen gittiğinde ben çok gençtim
Ben öldüm sen hala gelmedin
Bana edilen duaların hepsi boşa
Benim ettiklerim seni getirmedikten sonra
Boş bütün inançlar ve kitaplar
Benim dinimde resulümde sensin
Örtsün üstüme toprak niyetine rahmetin
Ve sulasın süsenleri gözlerin
Kara çarşaf giyme,örtme başını ziyaretinde
Bırak sevdiğim şekilde dalgalansın saçların
Ve yazmasın taşımda fatiha ruhuma
Sen yetersin sevdiğim arada özle beni
EAB(Alef)
sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mart 2010 Perşembe
27 Şubat 2010 Cumartesi
Çöl rüzgarı
Önce dinle şikayetimi
…
Son sözleri ve derdi hiç bitmedi
Birinin tasası diğerinin nazı
Şu ömrüm hep ona buna üzülerek geçti
Sırtımda taşıdım M.Akif’in küfesini
İstanbul’un Sis’i bir banaydı sanki
Karlı derken güneşli yollar çıktı önüme
Hendekler bir deve boyu bir karış bacakla geç denildi
Atlayabildiğimi geçtim ama
Birileri itince,müstakbeldir ölüm
Tanışmaktan kaçamadım
Karasızdım her gece uyumaya
Korkusu sarardı zihnimi
Kahvaltıda rafadan yumurtamı tadamamanın
***
Bir sabah daha farklı uyandım güne
Çıplaktı tüm bedenim
Arınmış aşktan ve kederden
Yeni bir kader yazmış bana O.
Sadece beni düşünmüş.
Beklediğim el gibi sırtlamış en derinden
Bir çöl esintisinde vurmuş beni başka bir uca
Bırakıp gitme çöl rüzgarı
Elinde büyüdüm ben
Sahi çok sevdim ya ben seni
Aşkı şiirlere sığdıramayacak kadar çok
Kaybolmuşum çöl rüzgarı
Bu sıcakta tenimde esintine ihtiyacım var.
Sulak yerlere koyma beni asla
Anlamam o zaman kadrini kıymetini
Arada bir hurma ağacı altına serpiştir ruhumu
Ama sen hep es çöl rüzgarı
Çöl rüzgarı vur beni bir daha Marmara’ya
Ne sis kalsın ne de tekmelenecek bir küfe
Ardıma bakmama izin verme
Ne var ne yok sen yık çöl rüzgarı
Alıştım sana ve desteğine
Ensemde olsun tenin
Özlemeyeyim seni
Özletme kendini…
25 Şubat 2010 Perşembe
Kadın Vs. Erkek(Duygusuzdur Erkek)
Ölmedikçe ölümü göze almanın hiçbir önemi yok
Kara dağları aşmadıkça görünen güneşle avunulmadığı gibi
Yanıma gel acil konuşmalıyız dedi kadın
Müsait değildi genç gözlerine hakim olamazdı
Onu karşısında görmek hasetti gözleri için
Dokunmak elleri için
Konuşmak klişe kelimelerle
Hakaretti tenine…
Kadın hesap sordu yaptıklarına
Muhtarının hesabını sordu köyünün
Kendisine yazılmış şiirlerinin aslının kime lütuf edildiğini
Boynunu büktü genç güne bakan çiçekleri misali
Kalbi dakika dakika çitlenerek kırıldı
Sana bile diyemedi
Sevgisini kelimelerle anlatmayı sevmezdi
Erkek duygusuzdu kaderi yoktu çünkü
Ağlayamazdı töresi izin vermezdi
Ve tutamazdı sevdiğinin elini maçoluk öğretisi yıkılmadığı için…
Kadın su gibi acımasızdı
Çatlakları yararak ilerledi
Geçtiği delikleri birer birer pisliklerle tıkadı
Ki erkek sonra başka bir suya izin veremedi
Erkek barajların kapısını kendi açtı
Teslimiyetçiydi ruhu
Bedeni her ne kadar dinlemeyip kalbi
Dikildiyse metçe(!) karşısına kadının
Bir o kadarda yıkıldı dayanamadan taşkınlara
Ve öğrendi sonra
“Taşı delen suyun gücü değil azmiydi”
Taşkın sonrası kadın okyanusuna çekildi…
…
Gece telefonuna sarıldı gömleğini atıp kenara erkek
Kelimeler yetmiyordu onun terimlerini anlatmaya
Aşk desen üç harfliydi yetmezdi bir çok duyguya
Sevgi basitti anlamı.
Tabiatta olmayan bir şeydi onun ki
1-3-5-10 mesajlık karakter derken tek tuşla sildi hepsini
Gururu gördü erkek yine insaflıydı çünkü duygusuzdu(!)
Beni diler misin dedi?
Kadın şaire nazire yaparcasına
Cımbız ayna odasında süsleniyordu
Dünya umurunda mıydı?
Telefonu avuçlarıyla kavradı
Öyle tanımıştı ki erkeği
Parmakları arasında vur kaç mesajları attı
Sub zero attı yılanını ve kıskacıyla bir ileri bir geri itti onu
Ne gidebildi erkek ne kalabildi
Vatandaşlığı olmayan bir mülteci gibi…
Aşk bu ihlalleri her harekete tabi olabilirdi…
Kadın kararan gözlerle ertesi güne baktı
Bir amazon gibi girdi okuluna
Ağzında zafer çığlıkları
Yüzünde geceden kalmış savaş boyaları
Ve bir başka tenin düşmüş izleri
Çünkü duygusuz olandı erkek(!)
O gün gelmedi erkek
Sonra ki gün gelmedi erkek
Ertesi gün gelmedi erkek
Bir hafta sonra gelmedi erkek
Sonrada yoktu zaten…
Bilmeyenler için yine duygusuz olandı erkek
Gitmişti evet kaçmıştı ona hakim olmak çabasından
Ama bilmiyordu kimseler
Yorgundu erkek
Ve dayanamadı,başka bir yerde,başkasını
Böyle sevemedi
Sevemedi…
Erkek haykırıyor şimdi…
Duyuyor musun
Ne kadar duygusuz ne kadar içten
Ne kadar gururlu ne kadar çaresiz
Ne kadar güçlü ne kadar yardıma muhtaç…
Özlediğin duygular vardır adını koymaktan korktuğun zamanında
Cebelleşirsin pişmanlıkla…
EAB(Alef)
Etiketler:
Alef,
aşk,
duygusuz,
duygusuzdur erkek,
EAB,
edebiyat,
erkek,
erkek kadın savaşı,
kadın,
Kadın ve erkek,
Kadın Vs. Erkek,
sevgi,
şiir,
tek,
terk ediliş,
terkediliş,
yalnızlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

