EAB-Hoşgeldiniz-EAB

19 Mart 2010 Cuma

Ben Giderim

Ben öldükten sonra yaşasan ne fark eder...
Seni seven biri kalmayacak ben gidince...
Arkamdan yalvarman gerekmeyecek artık...
Kendini parçalasan bile bu beden dirilmeyecek...
Pişmanlıklar ve çaresizlik seni sararken
Oyuncağın elini tutamayacak...
Ve hoşça kal perim...
Sihrin artık faresiz kalacak...
O büyülü gözler benden başka herkese bakacak...
Toprağın altına gelirsen belki bir gün belki hemen...
Bu kara parçası hiç soğumayacak...

Burada üşümeyeceksin sadece izleyebildiğim
Yağmurlar ve fırtınalar sarsa da namert dünyayı
Sen sığınacaksın en derine
Yukarıda koruyamazken seni kalın kalın kazaklar
Burada yünsüz bir çarşaf savunacak seni
Yine sen kazandın diye…Söveceğim

Acılar çekeceğiz sevilemediğim
Belki ateşler saracak ruhumu
Yanmak ne demek en iyi ben bilirim
Ölüm kurtuluş değilmiş demek bu sebepten
Yanmak kaderse kaçılmazmış…Öğreneceğim…

Ey duy artık sesimi mezarıma bile gelmeyenim
Evinden edeceğin sade bir duayı bekliyorum
Adım belki o zaman okunur dudaklarında
Bende işte o an hissetmem yanıkları
Tenim titrer eminim sen telaffuz edince…Göreceğim

Sonrası diye bir şey yok aşkta
Bugün elini tutan yarın sırtına vurup yürü be koçum diyebiliyor
İlişkinin bittiği yerde ölmüyor kalpler
Yaralı bir kuş gibi kafesinde uçmaya çalışıyor…
Yüzüğün de ki zehre hasret şövalye gibi
Kendini ölüme hazırlıyor…

MUTLU KAL ARDIMDA SEVDİĞİM
Ben oraya da sensiz giderim…


EAB

18 Mart 2010 Perşembe

Gideli

Sen gittiğinde ben çok gençtim
Ben öldüm sen hala gelmedin
Bana edilen duaların hepsi boşa
Benim ettiklerim seni getirmedikten sonra

Boş bütün inançlar ve kitaplar
Benim dinimde resulümde sensin
Örtsün üstüme toprak niyetine rahmetin
Ve sulasın süsenleri gözlerin

Kara çarşaf giyme,örtme başını ziyaretinde
Bırak sevdiğim şekilde dalgalansın saçların
Ve yazmasın taşımda fatiha ruhuma
Sen yetersin sevdiğim arada özle beni

EAB(Alef)

9 Mart 2010 Salı

Komşu Kızı


Hey ver elini bir oyun oynayalım
Tut ya da saklanalım görmesinler çocuk olduğumuzu
Bodrumda,bakkal amcanın sandukasında
Leblebi tozları mide yolundayken
Sen komşunun kızı gel önce benim yanıma
Seni yatakta düşünmeden son kez ebelemece oynayalım
Biri büyüyüp vurmadan ötekini çocukken tanıyalım,
Safken,temizken…
Sorduklarında nasıl yapar diyebilelim

Hey ver elini kırlarda çiçek toplayalım son kez
Ya’ra,manitaya vermekten önce
Anaya sarılmayı hayal ederek
Büyümeden aşık olmadan komşu kızı gel bir kez öpeyim seni
Sonra dokunuşlarım olmaz bu kadar masum

Komşu kızı komşu kızı
Bir kez giy beyaz elbiseni
Annemizin temizleyebileceği safhada kirlenip yıkanalım
Vardı benimde uzun kollu gömleğim hatırlarsın
Komşu kızı gel de bir kez fesat bulaşmadan kalbe

Doktorculuk oynayalım
Bir anımız olsun senle sonra tanınmayız zaten 20’li yaşlara

Komşu kızı düşmeden düşürmeden
Beni mahpuslarda görmeden
Bu hayata boyun eğip tiner kokusu ardında
Leşimi koklamadan
Gel bir kez daha yanıma
Aşık olmadan ben sana
Tut elimi
Oyun oynayalım
Görmesin kimse
Bakkal amcanın sandukasında…

EAB(Alef)

6 Mart 2010 Cumartesi

28 Şubat 2010 Pazar

Difenbahyalar Yapraklarından Ağlar

Ohoooo hohoho sende mi gitti
Bu gidişin ardından katılasım geldi
Hey,of sevgilim diyemem ardından
Sulak toprakları da çiğnetmem sana
Hangi çölde baş gösterdiyse dikenlerin
Git orda yak bedevinin bahtsız olanını
Kanatmazsın belki ama kalır içte o hainliğin…Bilirsin!
Ve unutulmazsın bu yüzden yolduğun papatyalarda.
Hehehe sen papatyaları severim dediğinde anlamalıydım
Sadece kopardığın için yapraklarını bağlıydın onlara
Üzgünüm sevgilim bu gece ayrılığın köklerini ıslattım
Büyüdü biraz difenbahya gibi
Sorarsın şimdi neden onun gibi?
Difenbahyalar yapraklarından ağlar güzelim
İnsan gibi
Yapraklarından…

Kalınlaşmış otsu gövden bu kış bebeğim
Ama kaç parmak olursa olsun belin
Senin ömründe diğer yeşiller gibi bir senedir…

Hoşça kal
Kurumuş yapraklarınla budadım seni dün gece
Kaldın saksınla bir karış anca , belki beş parmak
Baktım toprağına elime biraz gübre geldi
Sonra lanet ettim…Ben nasıl bir şeyi sevdim…
Haha sevgilim saksılarına difenbahyalar diktim
Dinlerler sevgilim sen gibi kapatamazlar gözlerini
Sen sorarsın neden şimdi?
Çünkü difenbahyalar yapraklarından ağlar sevdiğim…

…Difenbahya…

EAB(Alef)

27 Şubat 2010 Cumartesi

Çöl rüzgarı

Hiç durma es çöl rüzgarı ama

Önce dinle şikayetimi
Son sözleri ve derdi hiç bitmedi
Birinin tasası diğerinin nazı
Şu ömrüm hep ona buna üzülerek geçti
Sırtımda taşıdım M.Akif’in küfesini
İstanbul’un Sis’i bir banaydı sanki

Karlı derken güneşli yollar çıktı önüme
Hendekler bir deve boyu bir karış bacakla geç denildi
Atlayabildiğimi geçtim ama
Birileri itince,müstakbeldir ölüm
Tanışmaktan kaçamadım

Karasızdım her gece uyumaya
Korkusu sarardı zihnimi
Kahvaltıda rafadan yumurtamı tadamamanın
***
Bir sabah daha farklı uyandım güne
Çıplaktı tüm bedenim
Arınmış aşktan ve kederden
Yeni bir kader yazmış bana O.
Sadece beni düşünmüş.
Beklediğim el gibi sırtlamış en derinden
Bir çöl esintisinde vurmuş beni başka bir uca
Bırakıp gitme çöl rüzgarı
Elinde büyüdüm ben

Sahi çok sevdim ya ben seni
Aşkı şiirlere sığdıramayacak kadar çok
Kaybolmuşum çöl rüzgarı
Bu sıcakta tenimde esintine ihtiyacım var.

Sulak yerlere koyma beni asla
Anlamam o zaman kadrini kıymetini
Arada bir hurma ağacı altına serpiştir ruhumu
Ama sen hep es çöl rüzgarı

Çöl rüzgarı vur beni bir daha Marmara’ya
Ne sis kalsın ne de tekmelenecek bir küfe
Ardıma bakmama izin verme
Ne var ne yok sen yık çöl rüzgarı
Alıştım sana ve desteğine
Ensemde olsun tenin
Özlemeyeyim seni
Özletme kendini…

EAB(Alef)

25 Şubat 2010 Perşembe

Kadın Vs. Erkek(Duygusuzdur Erkek)


Ölmedikçe ölümü göze almanın hiçbir önemi yok

Kara dağları aşmadıkça görünen güneşle avunulmadığı gibi

Yanıma gel acil konuşmalıyız dedi kadın
Müsait değildi genç gözlerine hakim olamazdı
Onu karşısında görmek hasetti gözleri için
Dokunmak elleri için
Konuşmak klişe kelimelerle
Hakaretti tenine…

Kadın hesap sordu yaptıklarına
Muhtarının hesabını sordu köyünün
Kendisine yazılmış şiirlerinin aslının kime lütuf edildiğini

Boynunu büktü genç güne bakan çiçekleri misali
Kalbi dakika dakika çitlenerek kırıldı
Sana bile diyemedi
Sevgisini kelimelerle anlatmayı sevmezdi
Erkek duygusuzdu kaderi yoktu çünkü
Ağlayamazdı töresi izin vermezdi
Ve tutamazdı sevdiğinin elini maçoluk öğretisi yıkılmadığı için…

Kadın su gibi acımasızdı
Çatlakları yararak ilerledi
Geçtiği delikleri birer birer pisliklerle tıkadı
Ki erkek sonra başka bir suya izin veremedi
Erkek barajların kapısını kendi açtı
Teslimiyetçiydi ruhu
Bedeni her ne kadar dinlemeyip kalbi
Dikildiyse metçe(!) karşısına kadının
Bir o kadarda yıkıldı dayanamadan taşkınlara
Ve öğrendi sonra
“Taşı delen suyun gücü değil azmiydi”

Taşkın sonrası kadın okyanusuna çekildi…

Gece telefonuna sarıldı gömleğini atıp kenara erkek
Kelimeler yetmiyordu onun terimlerini anlatmaya
Aşk desen üç harfliydi yetmezdi bir çok duyguya
Sevgi basitti anlamı.
Tabiatta olmayan bir şeydi onun ki
1-3-5-10 mesajlık karakter derken tek tuşla sildi hepsini
Gururu gördü erkek yine insaflıydı çünkü duygusuzdu(!)
Beni diler misin dedi?
Kadın şaire nazire yaparcasına
Cımbız ayna odasında süsleniyordu
Dünya umurunda mıydı?

Telefonu avuçlarıyla kavradı
Öyle tanımıştı ki erkeği
Parmakları arasında vur kaç mesajları attı
Sub zero attı yılanını ve kıskacıyla bir ileri bir geri itti onu
Ne gidebildi erkek ne kalabildi
Vatandaşlığı olmayan bir mülteci gibi…

Aşk bu ihlalleri her harekete tabi olabilirdi…

Kadın kararan gözlerle ertesi güne baktı
Bir amazon gibi girdi okuluna
Ağzında zafer çığlıkları
Yüzünde geceden kalmış savaş boyaları
Ve bir başka tenin düşmüş izleri
Çünkü duygusuz olandı erkek(!)
O gün gelmedi erkek
Sonra ki gün gelmedi erkek
Ertesi gün gelmedi erkek
Bir hafta sonra gelmedi erkek
Sonrada yoktu zaten…
Bilmeyenler için yine duygusuz olandı erkek
Gitmişti evet kaçmıştı ona hakim olmak çabasından
Ama bilmiyordu kimseler
Yorgundu erkek
Ve dayanamadı,başka bir yerde,başkasını
Böyle sevemedi
Sevemedi…

Erkek haykırıyor şimdi…
Duyuyor musun
Ne kadar duygusuz ne kadar içten
Ne kadar gururlu ne kadar çaresiz
Ne kadar güçlü ne kadar yardıma muhtaç…

Özlediğin duygular vardır adını koymaktan korktuğun zamanında
Cebelleşirsin pişmanlıkla…

EAB(Alef)